Yarın bazı evlerde alarmdan önce heyecan uyanacak…
Küçücük bir çanta hazırlanacak, yeni alınmış ayakkabılar kapının önüne konulacak, belki bir anne sabaha kadar çocuğunun heyecanını düşünecek. Bir baba, “Artık büyüdün…” derken gözlerinin dolduğunu gizlemeye çalışacak.
Ve minik yavrularımız, hayatlarının en önemli kapılarından birinden ilk kez içeri girecek.
Okul kapısından…
Kimi annesinin elini sıkı sıkı tutacak, kimi öğretmenini merak edecek, kimi arkadaşlarına çekingen gözlerle bakacak. Fakat onların attığı o küçücük adım, aslında sadece bir çocuğun değil, bir milletin geleceğe attığı büyük adımdır.
Çünkü eğitim, insanın yalnızca aklını değil; karakterini, vicdanını ve gönlünü de inşa eder.
İlkokulun ilk yıllarında çocuklarımız harfleri öğrenecek, heceleri birleştirecek, kitapların dünyasına girecek. Fakat biz onların gönüllerine başka güzellikleri de yerleştirmeliyiz:
Doğruluğu, merhameti, adaleti, paylaşmayı, büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi…
Ve elbette vatan sevgisini.
Bayrağımızın rengini sadece bir kumaş parçası olarak değil, uğruna nice fedakârlıkların yapıldığı mukaddes bir emanet olarak tanımalı çocuklarımız.
İstiklâl Marşı'nın her mısrasında bir milletin bağımsızlık ruhunu hissetmeli; “Ben Türküm, bu vatana karşı sorumluluklarım var.” diyebilecek bir bilinçle yetişmelidir.
Ancak bunu çocuklarımızın omuzlarına ağır bir yük koyarak değil; sevdirerek, anlatarak ve güzel örnek olarak yapmalıyız.
Çünkü çocuk, en çok gördüğünü öğrenir.
Anne-babanın birbirine saygısı onun ilk dersidir.
Öğretmenin adaleti onun ilk pusulasıdır.
Arkadaşının elinden tutması onun ilk kardeşliğidir.
Paylaşması onun ilk insanlık imtihanıdır.
İşte bu yüzden eğitim yalnızca okulda başlamaz. Eğitim, evde başlar; okulda şekillenir, toplumda karşılığını bulur.
ÖĞRETMENİN ELİ, ÇOCUĞUN GELECEĞİNE DOKUNUR
Sevgili öğretmenler…
Yarın sınıflarınıza girecek o minik gözlerde belki korku, belki merak, belki de büyük bir heyecan göreceksiniz.
Onlar size yalnızca bir öğrenci olarak gelmeyecek.
Ailelerinin umutlarını, hayallerini ve dualarını da beraberlerinde getirecekler.
Bir öğretmenin söylediği güzel bir söz, bir çocuğun özgüvenini yıllarca besleyebilir.
Bir tebessüm, okul korkusunu sevince çevirebilir.
Bir şefkatli yaklaşım, bir ömür boyu unutulmayabilir.
Bu nedenle öğretmenlik, sadece bir meslek değil; geleceğe bırakılan en kıymetli izlerden biridir.
ANNE BABALARA DA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Çocuklarımızın ilk okul günlerinde onlardan mükemmellik beklemeyelim.
“Kaç aldın?” sorusundan önce,
“Bugün mutlu oldun mu?”
diye soralım.
Onların hata yapmasına, çekinmesine, zaman zaman zorlanmasına izin verelim.
Çünkü çocuk büyütmek; sadece başarılı bir öğrenci yetiştirmek değil, iyi bir insan yetiştirme sorumluluğunu taşımaktır.
Rabbim bütün yavrularımızın yolunu açık eylesin.
Zihinlerine ilim, gönüllerine merhamet, dillerine doğruluk, hayatlarına bereket versin.
Öğretmenlerimize sabır ve güç, anne babalarımıza huzur ve kolaylık nasip etsin.
Yeni eğitim-öğretim yılı ülkemize, milletimize, eğitim camiamıza ve bütün çocuklarımıza hayırlı olsun.
Yarın o minik eller kalem tutacak…
Belki küçücük bir harf yazacaklar.
Ama biz biliyoruz ki o harflerin arasından kocaman bir gelecek doğacak.
Çünkü…
Bir çocuğun okula attığı ilk adım, bir milletin geleceğe attığı imzadır.
Salih Özbay
Yorumlar