Advert
Advert

BİR EVLAT KAYBOLURSA BİR MİLLET EKSİLİR...

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Salih Özbay

Her akşam televizyon ekranlarında aynı acı haberlerle karşılaşıyoruz. Kayıp genç kızlar... Denize atlayarak hayatına son veren gencecik insanlar... Ortaokul ve lise önlerinde akran zorbalığı nedeniyle dökülen gözyaşları... Sokak aralarında çocuklarımızı zehirlemeye çalışan uyuşturucu tacirleri...
İnsan ister istemez soruyor: Nerede hata yaptık?
Bir çocuğu büyütmek sadece anne ve babanın görevi değildir. Bir çocuğu yetiştirmek; aile, okul, mahalle, cami, medya, devlet ve toplumun ortak sorumluluğudur. Zincirin bir halkası koptuğunda, çocuklarımız yalnız kalmaktadır.
Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun." (Tahrîm Sûresi, 6)
Bu ilahi emir, sadece çocuklarımızı doyurmayı değil; onların ahlakını, inancını, karakterini ve geleceğini de korumayı emretmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise şöyle buyurmuştur:
"Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz." (Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 20)
Bugün çocuklarımızın elinden tutmazsak, yarın onları kötü niyetli insanların elinden kurtarmakta geç kalabiliriz.
Teknoloji doğru kullanılmadığında yalnızlığı büyütüyor. Sosyal medya, sanal arkadaşlıklar ve kontrolsüz dijital dünya; birçok gencimizi ailesinden, okulundan ve gerçek hayattan koparıyor. Sevgiyle doldurulmayan gönüller, yanlış insanların tuzaklarına daha kolay düşüyor.
Bir başka büyük tehlike ise akran zorbalığıdır. Okul, ilim ve irfan yuvası olması gerekirken, bazen korkunun adresi hâline geliyor. Bir çocuğun onurunu kıran her söz, attığı her gözyaşı, aslında toplumun vicdanına düşen bir lekedir.
Daha da acısı, evlatlarımızı para uğruna zehirleyen uyuşturucu tacirleridir. Onlar sadece madde satmıyor; umut çalıyor, aileleri dağıtıyor ve milletin geleceğini hedef alıyorlar. Bu mücadele yalnız emniyet güçlerinin değil; öğretmenin, imamın, gazetecinin, sivil toplum kuruluşlarının ve her vatandaşın ortak görevidir.
Atalarımız ne güzel söylemiştir: "Ağaç yaşken eğilir." Sevgiyle yetiştirilen çocuk, merhametli olur. İmanla büyüyen genç, irfan sahibi olur. Değerleriyle yetişen nesil ise vatanına, milletine ve ailesine sahip çıkar.
Necip Fazıl Kısakürek'in şu sözü de bugün için önemli bir uyarıdır:
"Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... Zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurunda bir gençlik."
İşte bizim özlediğimiz gençlik budur; kimliğini bilen, inancına sahip çıkan, ailesine saygılı, devletine bağlı, ilimle donanmış ve ahlakıyla örnek olan bir gençlik...
Bugün evlatlarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlamalıyız. Onlara sevgimizi göstermeli, dertlerini dinlemeli, umutlarını paylaşmalı ve yalnız olmadıklarını hissettirmeliyiz.
Çünkü kaybolan her genç, sadece bir evin evladı değildir; bu milletin geleceğidir.
Son Söz:
Bir çocuğun elinden tutmak, bir ömrü kurtarmaktır. Bir gencin gönlüne dokunmak ise bir milleti geleceğe taşımaktır. Geliniz, çocuklarımızı korkuyla değil sevgiyle; baskıyla değil anlayışla; ihmalle değil ilgiyle büyütelim. Çünkü güçlü devletler, önce güçlü ailelerle; güçlü aileler ise iyi yetişmiş evlatlarla kurulur.
Kalemin duası şudur: Rabbim, gençlerimizi kötü alışkanlıklardan, kötü arkadaşlardan, umutsuzluktan ve her türlü fitneden muhafaza eylesin. Ailelerimize basiret, eğitimcilerimize sabır, devletimize güç, milletimize birlik ve dirlik ihsan eylesin. Âmin.
Salih Özbay

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar