Advert
Advert

Çamur At İzi Kalsın: Çıkar Dünyasında İftira Silahı

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

ALİ KEKLİKTEPE

Bir insanın haysiyeti, yıllar boyu ilmek ilmek dokuduğu en değerli sermayesidir. Ancak ne yazık ki modern zamanların ve çığırından çıkmış kişisel hırsların ortasında, bu sermaye tek bir vicdansız sözle yok edilmeye çalışılabiliyor. Günümüzde "çıkar" denen o doymak bilmeyen canavar, bazı insanlara her yolu mubah kıldırıyor; bu yolların en kirlisi ise şüphesiz ki iftira.

İftiraya maruz kalmak, insanın başına gelebilecek en ağır psikolojik ve sosyolojik imtihanlardan biridir. Kendi yapmadığınız bir fiilin, söylemediğiniz bir sözün ya da sahip olmadığınız bir niyetin hesabını vermek zorunda kalırsınız. Sizi savunmaya zorlarlar; adeta suçsuzluğunuzu ispatlama yükünü sizin sırtınıza sararlar. Hukukun ve ahlakın en temel ilkesi "suçluluk ispatlanana kadar herkes masumdur" olması gerekirken, iftira çarkı işlediğinde sistem bir anda "masumiyetini ispatlayana kadar herkes suçludur" şekline bürünür.

Peki, insanlar neden bir başkasının hayatını yakmak pahasına iftiraya sarılır?

Cevap ne yazık ki çok basit ve bir o kadar da acı: Kısa yoldan kazanma hırsı.

Rakiplerini Elemek: Bir makamı, bir unvanı veya bir işi hakkıyla kazanamayacağını anlayanlar, en kestirme yol olarak rakibinin itibarını zedelemeyi seçer.

Kendi Ayıbını Örtmek: Kendi yetersizliklerini, başarısızlıklarını veya kirli ilişkilerini gizlemek isteyenler, dikkatleri başka birinin üzerine çekmek için fütursuzca çamur atarlar.

Kıskançlık ve Haset: Bazen sadece başkasının mutluluğuna, başarısına veya temiz adına tahammül edememek bile iftira tetikçiliği için yeterli bir nedendir.

"Çamur at izi kalsın" mantığı, çıkar odaklı zihinlerin en sevdiği stratejidir. Çamur temizlenir, atan kişinin eli kirlenir ama o çamurun bıraktığı lekeyi silmek mağdur için bazen bir ömür sürer. İftirayı atan kişi anlık bir çıkar sağladığını sansa da, aslında kendi insanlığını ve karakterini o iftira mezesine kurban etmiştir.

Ancak unutulmamalıdır ki; yalanın ömrü mum kadardır. Çıkar uğruna satılan vicdanlar, günün sonunda kiralandıkları karanlıkta boğulmaya mahkûmdur. İftiraya uğrayan insan için süreç ne kadar sancılı, ne kadar adaletsiz hissettirse de hakikat geç de olsa ortaya çıkma gibi inatçı bir huya sahiptir.

Bugün toplumsal olarak en çok ihtiyacımız olan şey; duyduğumuz her iddiaya balıklama atlamamak, bir insanın hayatını karartacak dedikodulara maşa olmamaktır. Çıkarı için iftira atanlara verilecek en büyük ceza, onların kurduğu bu kirli oyuna alet olmamak ve hakikatin yanında durabilme cesaretini göstermektir. Çünkü bir toplumda vicdan susarsa, sıra bir gün mutlaka herkese gelir.

 Ali kekliktepe

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar