Advert
Advert

Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Truva Atı mı?

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

İSMAİL ŞİMŞEK

Ülke siyaseti, son iki yıldır '' mutlak butlan'' düzlemi üzerinde gidip geliyordu.

Bir tarafta ahlaki ve siyasal yozlaşmanın her türlüsünün hâkim olduğu ve bunun olağan görüldüğü bir Özgür Özel CHP’si diğer tarafta ise arınmanın temizlenmenin zorunlu olduğunu bu durumun 103 yıllık partiyi uçuruma sürükleyebileceğini bu yükle mesafe alınamayacağı düşünen Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si...

Mutlak butlanla CHP’nin başına yeniden gelen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu partinin temizlenmesi gerektiği teziyle ‘’arınmayı’’ dolayısıyla siyasal ahlakı öncelerken Özgür Özel tarafı ise ‘’üç maymunu’’ oynayarak son bir buçuk yılda hiçbir şey olmamış yaşanmamış gibi işi arsızlığa vurup muhakemeden yoksun kitlesine iktidar karşıtlığını kullanarak yaşanan durumu yok saymaları gibi bir tercihi dayatmıştı.

Ve nihayet beklenen kopuş geldi ve CHP içindeki bu iç mücadele ‘’YENİ Parti’’ logosuyla Özgür Özel liderliğindeki 91 milletvekiliyle ana muhalefet partisi olarak siyasette yer almasıyla neticelendi.

Soru şu: YENİ Parti, üzerindeki bu defo ve kir ile siyasette uzun soluklu bir parkurun koşucusu olabilir mi?

Özgür Özel ve arkadaşları ünlü İtalyan devlet adamı, askeri stratejist, yazar Niccola Machiavelli’nin tezi üzerinden ünlü ‘’Prens’’ adlı eserinde bahsettiği; “Amaca ulaşmak için siyasetin ahlaktan bağımsız, realist ve amaca odaklı olması gerektiğini bizzat amacın kendisinin kullanılan araçları meşru kıldığını, siyasette ahlaki araç ve ilkelerin işlevsiz olduğu ve esas belirleyici faktörün amaç olduğu” üzerinden yol yürümeye çalıştığını görüyoruz.

Machiavelli, savunduğu tezinde gerek devlet gerekse siyasetin her alanında amaca giden yolda, amaca yönelik tüm araçları meşru ve makul sayarak asıl olanın değer ve ahlaktan ayrı “amacı” safi sonuç alma olarak değerlendirmiştir.

O zaman şunu söyleyebilir miyiz?

Siyasete Makyavelist pencereden bakıp siyasal ahlakı yok sayarak “amaca giden her şey mübahtır” anlayışıyla siyaseti sadece ‘’ sonuç alma sanatı’’ olarak değerlendirirsek Özgür Özel ve ekibinin YENİ Parti altında hiçbir şey olmamış gibi davranarak siyasal varlığın sürdürülebilmesine yönelik çabanın ahlaki olmasını bir tarafa bırakalım ülkenin köklü ve uzun soluklu bir siyasi partisi olabilir mi?

Oysa, ünlü siyaset sosyoloğu Emile Durkheim; Siyaset ahlâkının, insanların siyasette nasıl davranması gerektiğini, siyasal davranış ahlâkı olarak da adlandırırken, bir toplum için ahlâk ne kadar önemli ise demokrasinin en önemli aracı bir kurum olarak siyaset için de son derece önemli olduğunu, aynı zamanda sosyal bir kurum olan siyasi partilerinde ahlâk disiplini olmadan siyasette uzun süre yaşamayacağını ifade etmeye çalışmıştır.

Özetle siyasette mesafe almak adına; yolsuzluk, rüşvet, cinsel istismar gibi ahlaksızlık odaklı iddiaları yok sayarak veya görmezden gelerek kısacası toplumsal ve siyasal ahlakı yok sayarak hedefe yürümeye çalışmak ahlaksızlığı sıradanlaştırırken hem toplumsal ahlakı hem de siyasal ahlakı yozlaştırmayacak mıdır?

Dolayısıyla bu yozlaşma düzleminde hayat bulması düşünülen Özgür Özel liderliğinde Ekrem İmamoğlu kontrol ve vesayetinde kurulan YENİ Parti belki başlarda rağbet görebiliyor gibi olabilir ancak uzun soluklu bir takvimle uzun mesafeler alabilmesi mümkün değildir.

Zira bundan sonra üzerinde yürüyecekleri siyasal düzlem, birçok şaibenin yer aldığı koşullar düşünüldüğünde bu ağır yükü taşıyamayacak kadar hassas ve kırılgandır.

Bir partiyi hem de ülkenin 103 yıllık en eski partisini bu ağır yükün altına sokan bu günahın müsebbibi, hayatının hemen her aşamasında sapak yollarda yol yürümeye alışmış hatta bunu hayatında sıradanlaştırmış özünde CHP ile doku uyuşmazlığı olan Ekrem İmamoğlu gerçeğidir.

Çok değil 2023 seçimine kadar Kılıçdaroğlu’nun manevi oğlum dediği aileden biri sayılacak kadar aile ve partiye nüfuz etmiş bir kişilik düşünün, bu kişilik gün geliyor belediyenin akçeli işlerini kullanarak kendisine manevi oğlum dediği adama ihanet ediyor ve genel kurul delegelerini satın alarak partiyi ele geçiriyor.

Sonrası malum delegeler müzayedesinde yüksek membalar ile satın alınan bu delege pazarlığına karşı dava açılıyor ve mutlak butlan ile 38. Olağanüstü kurultay yok hükmünde sayılarak Kılıçdaroğlu dönemi yeniden göreve geliyor.

Gözümüzün önündeki bu yaşananlar karşısında şu soruyu sormak gerekiyor.

CHP Beylikdüzü ilçe başkanı olmadan önce kaz gelen yerden tavuk esirgenmez misali akçeli işlerle AK Parti kapısını defalarca kez aşındıran ancak yüz bulamadığı için CHP’ye yamanan Ekrem İmamoğlu, gerçekte 103 yıllık CHP’ye çöküp partiyi ele geçiren sonra da parça pinçik eden bir Truva atı mı?

CHP’nin şu an yaşadığı gerçekler düşünüldüğünde İmamoğlu’nun işleri kılıfına uydurup tere yağdan kıl çeker gibi partiyi ulufe dağıtarak ele geçiren bir Truva atı olduğunu söylüyor.

Daha önce de CHP’den ayrılıp parti kuranlar oldu en yakın örnek Muharrem İnce’nin Memleket Parti’siydi ancak daha öncekilerde dahil hiç birisi bu kadar etkili bu kadar çökertici olmadı.

Ancak her ne yaşanırsa yaşansın CHP, CHP’dir.  Kabul edelim etmeyelim 103 yıllık kadim geçmişiyle sadece ülkenin değil dünyanın en eski en köklü kimlik ve kitle partisidir.

Yaşanan bu yapay sarsıntılar ile kırılan fay hatları şu an için büyük bir dip dalgaya neden olmuş gibi görünüp bir tsunami etkisi yaratıyor görünse de elbette ki partinin kimlik ve kitle potansiyelini yok etmesi mümkün olmayacaktır.

Peki İmamoğlu vesayetinde, arınmayla yüzleşemeyen yüzleşmekten kaçan adından başka hiçbir yeni tarafı olmayan YENİ Parti ne yapar derseniz.

Benim öngörüm önümüzdeki siyasal mücadelesinde hep yüzlerine vurulacak kirden arındırılmamış defosu ile Türk siyasal güzergâhında uzun soluklu bir yürüyüşün müdavimi olamayacağı açıktır.

Neden mi? 

Birincisi uzun soluklu bir yürüyüş için güçlü bir nefes, güçlü bir nefes içinde kir ve kurum bağlamamış temiz bir ciğere ihtiyaç olması...

İkincisi ise Özgür Özel'in liderliğindeymiş görünen ancak Ekrem İmamoğlu vesayetinde olan bu sözde yeni parti için rahmetli ninemin lafıyla ifade edecek olursam ninem: ‘’Oğlum sokma akıl anca yedi adım gider'' derdi.

 

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar