"Mutlu bir yuva tesadüfen değil; ilimle, irfanla, sabırla ve güzel ahlâkla kurulur."
"İnsan dünyaya yalnız gelir; fakat huzuru, güveni ve geleceği aile ocağında bulur."
Bugün üniversiteler meslek öğretiyor, kurslar sanat öğretiyor, okullar bilgi veriyor. Peki, ömür boyu sürecek bir hayat arkadaşlığını, anne-babalığı, aile olmayı kim öğretiyor?
Ne yazık ki günümüzde birçok genç, düğün hazırlıklarına aylarca emek verirken, evliliğin kendisine neredeyse hiç hazırlanmıyor. Sonuçta en küçük anlaşmazlıklar büyüyor, sabır tükeniyor, yuvalar dağılıyor; en ağır bedeli ise masum çocuklar ödüyor. Oysa evlilik, gelip geçici bir heves değil; Allah'ın emanet ettiği kutsal bir müessesedir.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
"Kendileriyle huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O'nun ayetlerindendir." (Rûm Suresi, 21)
Bu ilahî mesaj, evliliğin temelini sevgi, merhamet ve huzur üzerine kurmaktadır. Demek ki ailede asıl mesele haklı olmak değil, huzurlu olabilmektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:
"Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır." (Tirmizî)
Aile içinde güzel söz sadakadır, tebessüm rahmettir, sabır ise yuvanın en sağlam direğidir.
Hz. Ömer'in şu sözü de ibret vericidir:
"Evler sevgiyle ayakta durur; adaletle devam eder."
Atalarımız, "Yuvayı dişi kuş yapar." demiştir. Ancak günümüzde bu sözü şu şekilde tamamlamak gerekir: Yuvayı kadın ve erkek birlikte kurar; sevgi yaşatır, saygı korur, fedakârlık büyütür.
Mevlânâ der ki:
"Aynı dili konuşanlar değil, aynı gönlü paylaşanlar anlaşır."
Necip Fazıl Kısakürek ise aileyi şöyle tarif eder:
"Aile, cemiyetin çekirdeğidir; çekirdek çürürse ağaç ayakta kalamaz."
Gerçekten de güçlü devletin temeli güçlü ailedir. Aile çökerse toplum sarsılır; toplum sarsılırsa milletin geleceği tehlikeye girer. Bugün boşanma oranlarının artması, aile içi iletişimin zayıflaması ve çocukların sevgisiz büyümesi hepimizi düşündürmelidir.
Evlenmek kolaydır; zor olan evliliği yaşatmaktır. Bunun yolu ise sevgi kadar saygıyı, hak kadar sorumluluğu, konuşmak kadar dinlemeyi ve öfkelenmek kadar affetmeyi öğrenmektir. İşte bu yüzden evlenme sanatı, ömür boyu devam eden bir eğitimdir.
Bugün toplum olarak belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, gençlerimize düğün organizasyonu değil; aile olma şuuru kazandırmaktır. Çünkü nikâh bir günde kıyılır; fakat mutlu bir yuva her gün yeniden inşa edilir.
Son sözümüz bir dua olsun:
Rabbim, sevginin saygıya, saygının sadakate, sadakatin huzura dönüştüğü; çocukların güven içinde büyüdüğü, büyüklerin hürmet gördüğü, merhametin eksik olmadığı yuvalar nasip eylesin. Ailelerimizi her türlü fitneden, ihanetten ve ayrılıktan muhafaza buyursun. Âmin.
Salih Özbay
TDVS 5. Dönem Genel Başkan Yardımcısı
Emekli İmam-Hatip | Mersin Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
Yorumlar