Advert
Advert

KIBRIS: DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Salih Özbay

Barışın, Kahramanlığın ve Millî İradenin 52 Yıllık Destanı
"Yurtta sulh, cihanda sulh."
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Milletler, tarihleri boyunca kimi zaman zaferleriyle, kimi zaman da gösterdikleri sabır, fedakârlık ve direniş ruhuyla anılırlar. Kıbrıs Barış Harekâtı da Türk milletinin yalnızca askerî kudretini değil; adalet anlayışını, vicdanını ve mazlumun yanında durma iradesini bütün dünyaya gösteren tarihî bir dönüm noktasıdır. Aradan geçen elli iki yıla rağmen 20 Temmuz 1974, milletimizin hafızasında hâlâ ilk günkü heyecanıyla yaşamaktadır.
Kıbrıs, tarih boyunca Akdeniz'in kilidi olarak görülen stratejik bir ada olmuştur. Osmanlı Devleti'nin üç asırdan fazla hâkimiyetinde kalan ada, 1878'de İngiltere'nin yönetimine bırakılmış, daha sonra yaşanan gelişmeler Kıbrıs Türklerinin zor günler yaşamasına sebep olmuştur. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, iki halkın ortak devleti olarak tasarlansa da kısa süre içinde bu ortaklık bozulmuş; Kıbrıs Türkleri dışlanmış, baskıya ve saldırılara maruz kalmıştır.
1963 yılında yaşanan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen saldırılar, adadaki Türk toplumunun hafızasında derin yaralar açmıştır. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere pek çok masum insan hayatını kaybetmiş, köyler boşaltılmış, binlerce Türk göçe zorlanmıştır. O günlerde Kıbrıs Türkü, var olma mücadelesi verirken Anavatan Türkiye'nin desteğini her zaman yanında hissetmiştir.
15 Temmuz 1974'te Yunan cuntasının desteklediği darbe ile adanın tamamen Yunanistan'a bağlanmasını hedefleyen girişim, bölgede geri dönülmez bir tehlike oluşturmuştur. Bunun üzerine Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlatmıştır.
Merhum Başbakan Bülent Ecevit'in tarihe geçen şu sözü, harekâtın amacını en güzel şekilde özetlemektedir:
"Biz aslında savaş için değil, barış için gidiyoruz. Yalnız Türklere değil, Rumlara da barış götürmek için gidiyoruz."
Bu söz, Türk milletinin savaş anlayışını da ortaya koymaktadır. Çünkü bizim medeniyetimiz, zulmetmeyi değil mazlumu korumayı esas almıştır.
Nitekim Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et."
(Enfâl Suresi, 61. Ayet)
Bir başka ayette ise:
"Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu takvaya daha uygundur."
(Mâide Suresi, 8. Ayet)

İşte Kıbrıs Barış Harekâtı'nın temelinde de intikam değil; adalet, güvenlik ve barış anlayışı vardır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur:
"Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."
(Buhârî, İman, 4; Müslim, İman, 65)

Türk askeri, tarih boyunca yalnızca toprak kazanmak için değil; insanı yaşatmak, mazlumu korumak ve barışı tesis etmek için mücadele etmiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı bunun en önemli örneklerinden biridir.
Aradan geçen 52 yılda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk milletinin Doğu Akdeniz'deki onurlu varlığının sembolü hâline gelmiştir. Bugün Kıbrıs meselesi yalnızca bir ada meselesi değil; aynı zamanda bağımsızlığın, egemenliğin ve millî iradenin de adıdır.
Merhum Necip Fazıl Kısakürek'in şu sözü bu ruhu anlatmaktadır:
"Bir milletin ruhu ölürse, bedeni ayakta kalamaz."
Kıbrıs'ta ayakta duran yalnızca bir devlet değildir; ayakta duran Türk milletinin iradesidir.
Ziya Gökalp ise şöyle der:
"Vatan, ne Türkiye'dir Türklere ne Türkistan; vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan."
Bu söz, millet olmanın sadece coğrafyayla değil; ortak tarih, ortak kültür ve ortak ideal ile mümkün olduğunu ifade etmektedir.
Atalarımızın şu sözü de bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır:
"Birlikten kuvvet doğar."
Kıbrıs'ta kazanılan başarı; milletimizin birlik, beraberlik ve devletine olan sadakatinin eseridir.
Bugün bizlere düşen görev; tarihi unutmamak, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin fedakârlığını gelecek nesillere anlatmak ve Kıbrıs Türkü ile gönül bağımızı daima canlı tutmaktır. Çünkü tarihini unutan milletler, geleceğini sağlam temeller üzerine inşa edemez.
Temennimiz odur ki Doğu Akdeniz, çatışmaların değil; huzurun, adaletin ve iş birliğinin merkezi olsun. Barış; ancak karşılıklı saygı, adalet ve hakkaniyet üzerine kurulursa kalıcı olabilir.
Bu vesileyle Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde; başta harekâtın mimarlarını, kahraman Mehmetçiğimizi, aziz şehitlerimizi ve fedakâr gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
Rabbim devletimizi payidar, milletimizi aziz, ordumuzu muzaffer eylesin. Ay yıldızlı bayrağımız ebediyen göklerde dalgalansın.

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Salih ÖZBAY
TDVS 5. Dönem Genel Başkan Yardımcısı
Emekli İmam Hatip
Toroslar Belediyesi Önceki Dönem MHP Meclis Üyesi

begendim
1
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar