"Kaç yıllık çınardı, avucunu açtığı .Dualarla büyüttüğü yerle gök arasında. Parmaklarının kıvrımlarından damlayan kan mıydı,fotosentez çıktısı mı ?
Kan da su tanesi değil miydi? Yeşil olmasa su döner miydi devranda? Döngüyü bozanlara hürmet etmiyorum diyor kökleri..."
Devam eder öykü...
Öykü mü ki?
Evrenin tüm renklerine, desenine ,dokusuna, artısına, eksisine, gelene, gidene ,üzene, sevene hürmetle...
On Temmuz iki bin yirmi altı L/G/S sonuçları açıklanır. Kimi güler kimi ağlar .Ebeveynler kendi başarılarıyla gururlanır. Çocuğunun başarısızlığına lanet eder.
O bir çocuk!
Henüz atacağı adımın varlığını bilmez. Önünde mum ışığı söndü,sönecek. Sistem koş der ,çocuk yorgun.
Baba ekmek parası peşinde, anne paranın eşiğinde, elinde oklava vurdukça vurur mayalı hamura.
İncecik bir bazlama itinayla, evriyaçla çevirir, altını üstüne.
Çocuğun karnı tok ,sırtı perk .
Ya ruhu?
Ruhu L/G/S tadında, bol baharatlı .
Hürmet etmiyor kökleri. Fotosentez baki.
Yorumlar