Advert
Advert

UYAN GENÇLİK

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Salih Özbay

Tarih, akıl sahipleri için bir ibret levhası; basiret sahipleri için bir uyarıdır
“Ey genç! Uyan…
Çünkü bir milletin geleceği, gençliğinin elindedir.
Bir gençlik ya yükselen bir milletin umudu olur ya da yanlış ellerde bir neslin kaybına dönüşür.”
Tarih, sadece geçmişte yaşananları anlatan sararmış sayfalardan ibaret değildir. Tarih; ibret almak, doğruyu yanlıştan ayırmak ve aynı hatalara yeniden düşmemek için tutulmuş bir aynadır.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
> *“Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar?”*  
> (Rûm, 30/9)
İşte tarih budur.
Gören için ibret, düşünen için ders, basiret sahibi için yol haritasıdır.
GENÇLİK, BİR MİLLETİN İSTİKBALİDİR
Gençlik; yalnızca yaşın verdiği enerji değildir. Gençlik, akıl, irade, ahlâk, iman, cesaret ve sorumluluk demektir.
Peygamber Efendimiz ﷺ gençlerin yetişmesine büyük önem vermiştir. Nitekim Allah Resûlü:
> *“Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlamadan önce gençliğini…”*  
> (Hâkim, el-Müstedrek, IV, 341)
buyurarak gençlik nimetinin kıymetini hatırlatmıştır.
Genç kardeşim!
Sana düşen; ömrünü boş heveslere değil, ilimle, çalışmayla, ibadetle, güzel ahlâkla ve milletine faydalı olmakla değerlendirmektir.
Çünkü bugün elindeki zaman, yarın geri dönmeyecek en büyük sermayendir.
ŞİDDETİN DEĞİL, BASİRETİN TARAFINDA OL
Biz gençlerimizi geçmişin acılarını tekrar yaşatmak için değil, geçmişten ders çıkarıp daha güçlü ve huzurlu bir gelecek kurmaları için yetiştirmeliyiz.
Gençlerimiz;
terörün tuzağına düşmesin,
şiddetin diliyle konuşmasın,
uyuşturucunun karanlığına sürüklenmesin,
kötü alışkanlıkların esiri olmasın.
Onların elinde silah değil kalem,
dillerinde nefret değil hakikat,
yüreklerinde kin değil merhamet,
hedeflerinde yıkmak değil inşa etmek olsun.
Çünkü uyuşturucu yalnızca bir madde değildir; insanın iradesini, ailesini, geleceğini ve hayatını kemiren bir felakettir.
Kur'an-ı Kerim içki ve kumarı yasaklarken şöyle buyurur:
> *“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.”*  
> (Mâide, 5/90)
Bugün bu ilahî uyarıyı gençlerimizin hayatına taşımanın yolu; onları yalnızca uyarmak değil, onlara sağlam bir hedef, güçlü bir aile, iyi bir eğitim ve güzel bir çevre sunmaktır.
VATAN SEVGİSİ, İMAN VE AHLAKLA GÜÇLENİR
Bizim medeniyetimizde vatan sevgisi; kuru bir slogan değil, emanet bilincidir.
Vatan; üzerinde ezanların okunduğu, bayrağın dalgalandığı, çocukların güven içinde büyüdüğü mukaddes bir emanettir.
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurur:
> *“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.”*  
> (Buhârî, Nikâh, 91; Müslim, İmâre, 20)
Bu hadis bize sadece yöneticilerin değil, anne-babanın, öğretmenin, toplumun ve gencin de sorumluluğu olduğunu hatırlatmaktadır.
Gençlerimizi yalnız bırakmayalım.
Onlara;
“Oku.” diyelim.
Ama yalnızca diploma için değil, hakikati öğrenmek için oku.
“Çalış.” diyelim.
Ama yalnızca makam için değil, kendine, ailene ve milletine faydalı olmak için çalış.
“Vatanını sev.” diyelim.
Ama sevgini sadece sözde değil, ahlâkınla, emeğinle, dürüstlüğünle ve sorumluluğunla göster.
TARİHİ BİLMEYEN, GELECEĞİNİ KURAMAZ
Atalarımızın nice sıkıntılardan geçerek bize bıraktığı bu vatanın kıymetini bilmek için tarih okumalıyız.
Çanakkale'yi, İstiklâl Harbi'ni, şehitlerimizi, gazilerimizi ve milletimizin bağımsızlık mücadelesini gençlerimize doğru anlatmalıyız.
Çünkü tarih şuurunu kaybeden gençlik, başkalarının yazdığı hikâyenin figüranı hâline gelebilir.
Atalarımız boşuna:
“Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez.”
dememiştir.
Yine:
“Ağaç yaşken eğilir.”
sözü bize gençlik eğitiminin önemini anlatır.
Bugünün genci yarının öğretmeni, mühendisi, doktoru, hâkimi, askeri, imamı, esnafı, yöneticisi ve anne-babasıdır.
Öyleyse gençliğe yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmaktır.
UYAN GENÇ!
Ey genç!
Sana ulaşmaya çalışan nice karanlık çevre olabilir.
Seni ailesinden koparmak isteyen,
vatanına yabancılaştırmak isteyen,
inancını küçümsetmek isteyen,
uyuşturucuya ve kötü alışkanlıklara sürüklemek isteyen,
şiddeti ve terörü sana özgürlük gibi pazarlamak isteyenler çıkabilir.
Basiretli ol!
Her söylenene inanma.
Her gördüğünü doğru kabul etme.
Her arkadaşlığı dostluk sanma.
Her özgürlük söyleminin gerçekten özgürlük olmadığını bil.
Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:
> *“Ey iman edenler! Eğer size fasık bir kimse bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın.”*  
> (Hucurât, 49/6)
İşte bu ayet, çağımızın gençlerine de çok önemli bir ölçü vermektedir:
Araştır.
Sorgula.
Doğrusunu öğren.
Aklını ve vicdanını kimseye kiraya verme.
BİZİM İSTEDİĞİMİZ GENÇLİK
Biz;
teröre karşı duran,
uyuşturucuya “hayır” diyen,
şiddeti reddeden,
ailesine saygılı,
öğretmenine hürmetli,
büyüğüne vefalı,
küçüğüne merhametli,
dinine bağlı,
vatanını seven,
bayrağına sahip çıkan,
milletinin derdiyle dertlenen,
ilim öğrenen,
çalışan,
üreten,
dürüst ve ahlaklı bir gençlik istiyoruz.
Ne geçmişin kavgasına mahkûm olmuş, ne de geleceğin değerlerinden kopmuş bir gençlik…
Kökü mazide, gözü istikbalde bir gençlik!
Çünkü bizim gençliğimizin yolu; kinin değil kardeşliğin, yıkmanın değil yapmanın, bağımlılığın değil iradenin, cehaletin değil ilmin yolu olmalıdır.
SON SÖZ
Unutmayalım:
Bir ülkenin en büyük hazinesi petrolü, altını veya toprağı değildir.
En büyük serveti; iyi yetişmiş, ahlaklı, imanlı, bilgili ve sorumluluk sahibi gençleridir.
Bugün gençlerimize sahip çıkmazsak, yarın kaybettiklerimizin peşinden koşmak zorunda kalabiliriz.
Onun için;
Anne-baba evladına,
öğretmen öğrencisine,
devlet gençliğine,
toplum geleceğine sahip çıkmalıdır.
Ve genç kardeşim…
Uyan!
Tarihe bak.
Şehitlerin emanetini hatırla.
Bayrağın anlamını düşün.
Ezanın sesini dinle.
Ailenin kıymetini bil.
İlme sarıl.
Kur'an'a, sünnete ve güzel ahlâka yönel.
Uyuşturucudan uzak dur.
Terörden uzak dur.
Şiddetten uzak dur.
Kötü arkadaşlıktan uzak dur.
Çünkü sen sadece kendin değilsin.
Sen bir ailenin evladı, bir milletin ferdi, bir vatanın geleceğisin.
Ve unutma:
> *“Bir milletin geleceği, gençlerinin elindedir.”*
Bugünün genci yarının tarihini yazacaktır.
Öyleyse kaleminle yaz,
ahlâkınla yaz,
emeğinle yaz,
imanınla yaz,
vatan sevgisiyle yaz.
Tarih bize emanet edildi.
Gelecek bize emanet edilecek.
Emanete sahip çıkmak ise hepimizin boynunun borcudur.
Uyan gençlik!
Karanlığa değil aydınlığa,
nefrete değil kardeşliğe,
bağımlılığa değil iradeye,
cehalete değil ilme,
teröre değil huzura,
yıkıma değil Türkiye'nin güçlü geleceğine yürü!
Çünkü sen, bu milletin yarınısın.
Salih Özbay

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar